’Roket adam’ Trump’ı nasıl masaya oturttu?


Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, Güney Kore heyeti aracılığıyla Trump’a gönderdiği görüşme davetini ABD Başkanı’na kabul ettirdi. 1 sene süren nükleer restleşmenin ardından, iki liderin Mayıs’ta bir araya geleceği açıklandı


http://im.haberturk.com/2018/03/09/ver1520607029/1869996_620x410.jpg

Aylar önce New York’ta yapılan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda bir konuşma yapan ABD Başkanı Donald Trump, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un için ‘roket adam’ ifadelerini kullanıyor, Kim Jong-un buna ‘yaşlı bunak’ sözleriyle yanıt veriyordu.

Diplomasi dili için sıra dışı bir üslupla gelen ‘ateş ve öfke’ tehditlerinin üzerinden henüz aylar geçmesine karşın Trump ve Kim Jong-un masaya oturmak konusunda anlaşmaya vardı. Kim Jong-un’un Pyongyang’ı ziyaret eden Güney Koreli heyetle Washington’a ulaştırdığı görüşme teklifine Trump olumlu yanıt verdi ve iki liderin Mayıs’ta bir araya geleceği açıklandı.

The Guardian’a göre Donald Trump – Kim Jong-un görüşmesi, Şubat 1972’de Çin’de yapılan Richard Nixon-Mao Zedong görüşmesi ve 1985’de dönemin ABD Başkanı Ronald Reagen ile Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov’un İsviçre’deki buluşmalarından sonra yapılacak en heyecan verici diplomatik görüşme olacak. Tabi eğer görüşme gerçekleşirse…


ABD Başkanı Donald Trump:

Kim Jong Un, Güney Kore temsilcileriyle nükleersizleşmeyi konuştu ancak dondurmadı. Bunun yanı sıra, bu süreçte hiç füze denemesi olmadı. İyi bir ilerleme kaydettik ancak anlaşmaya varana kadar yaptırımlar kalacak. Görüşme planlandı!

https://twitter.com/realDonaldTrump/status/971915531346436096

İki liderin görüşmesi bir barış anlaşmasıyla taçlandırılırsa sıradışı bir diplomasi başarısına dönüşme potansiyeli taşıyor ancak ikili zirvenin gerçekleşmemesi ihtimali de halen mevcut. Zira Kim Jong Un’un daveti henüz kağıda dökülmüş veya resmi bir açıklamayla ilan edilmiş değil. Kuzey Kore yönetimi, Güney Kore Ulusal Güvenlik Direktörü Chung Eui-yong başkanlığındaki heyetin Pyongyang’ı ziyaretinin ardından tamamen sessizliğe gömülmüş durumda ve heyetle yapılan görüşmelerin yanı sıra Washington’a iletilen teklif hakkında da henüz bir açıklama yapmadı.

Ancak Pyongyang yönetiminin, en azından 1990’ların başından bu yana ABD Başkanı ile birebir görüşme fırsatı aradığı biliniyor. Eğer görüşme gerçekleşirse, Kim Jong-Un dedesinin ve babasının oturamadığı masaya oturmuş olacak ve tüm dünyanın izlediği bir toplantıda ‘dünyanın en güçlü adamıyla’ eşit düzeyde görüşme yapma fırsatı bulacak.

Kuzey Kore lideri 1 sene boyunca yaptığı nükleer denemelerin ardından, yılbaşında Güney Kore’ye gönderdiği ılımlı mesajlarla diplomasi kanallarını açtı ve nükleer programından şimdilik vazgeçmeden Trump’tan masaya oturma sözünü almış oldu.

İki liderin görüşmesi diyalog yolunu açar ve Kore yarımadasının nükleerden arındırılmasına öncülük ederse bu Trump’ın hanesine de ‘Kore savaşını bitiren ABD Başkanı’ ünvanını yazdırabilir. Hem Kuzey Kore hem ABD hem de Güney Kore, yarımadanın nükleer silahlardan arındırılmasını istiyor ancak Kim Jong Un ile Donald Trump’ın bu ifadeden anladıkları biraz farklı olabilir.

Zira Washington yönetimi için ‘nükleer silahlardan arınma’, Kuzey Kore’nin tek taraflı olarak silahsızlanması anlamına geliyor. Kuzey Kore için ise, ABD’nin ‘düşmanca politikalarının’ sonlanması ve Güney Kore’deki nükleer savunma şemsiyesinin resmen kaldırılması ön şartlar arasında.

Trump’ın, Kim Jong Un’un davetini sürpriz bir şekilde kabul etmesiyle birlikte gündeme gelen en önemli sorulardan biri de, görüşmenin nerede yapılacağı sorusu oldu.

Kim Jong-Un, Washington’un yolunu mu tutacak yoksa ABD Başkanı Kuzey Kore’yi mi ziyaret edecek ya da taraflar üçüncü bir ülkede mi bir araya gelecek henüz bilinmiyor ancak bu konuda çeşitli seçenekler şimdiden konuşulmaya başlandı.

MSNBC’ye konuşan ABD’nin eski Kuzey Kore Büyükelçisi, “Başkan, Pyonyang’a gitmemeli. Aynı şekilde Kim Jong-Un’u da Pyongyang’a davet etmemeli.” diyor.

ABD Barış Enstitüsü’nde Kuzey Kore uzmanı olarak görev yapan Frank Aum da The Guardian’a yaptığı açıklamada, görüşmenin yapılacağı yeri seçmenin zorluğuna dikkat çekiyor:

“Kim, koltuğu devraldıktan sonra bildiğimiz kadarıyla ülkeden hiç çıkmadı. Bu görüşmenin Güney Kore, Çin veya ABD gibi yabancı bir ülkede gerçekleşeceğini düşünmüyorum. Aynı zamanda Donald Trump’ın Pyongyang’a giderek Kuzey Kore’ye prestij sağlaması da zor görünüyor”

Uzmanlar Güney Kore ve Çin’in yanı sıra Japonya ve İsviçre’nin seçenekler arasında olabileceğini belirtiyor. İki Kore arasındaki silahsızlandırılmış bölge de bir diğer seçenek olarak öne çıkıyor.

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde güvenlik çalışmaları programında araştırmacı olarak görev yapan Jim Walsh ise görüşmenin yerinin, içeriğine göre çok önemsiz kalacağını düşünüyor. Walsh, “Eş zamanlı olarak hem sevinç duydum hem de korktum. Bu önemli şeylerin başlangıcı olabilir ya da her şeyi ezip, yakabilir. Sonunda kendimizi daha tehlikeli bir yerde bulabiliriz.” sözleriyle görüşmenin getirdiği risklere dikkat çekiyor.

Mayıs 2018’de yapılması öngörülen görüşme henüz 6 ay önce birbirini nükleer savaşla tehdit eden iki lideri bir araya getirerek diplomasi tarihine geçebilir ancak bugünden Mayıs ayına kadar yaşanacak süreç birçok tartışmayı da beraberinde getirecek gibi görünüyor.

Kaynak: HaberTürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir